Antik Mısır’ın Tarihi

Antik Mısır, insanlık tarihinin en eski medeniyetlerinden biridir ve Nil Nehri’nin sağ ve sol kıyıları arasında kurulu bir uygarlıktı. Tarihi, arkeolojik kalıntılar ve yazılı kaynaklardan öğrenilmektedir. Mısırlılar, firavunlar tarafından yönetildiği İlk Krallık dönemine (MÖ 2686-2181) kadar uzanan zengin bir geçmişe sahip oldu. Eski Krallık, Orta Krallık ve Yeni Krallık dönemleri de Mısır tarihinde önemli bir yere sahiptir. Antik dönem Mısır’ı, piramitleri, tapınakları, hiyeroglifler, sanat ve edebiyat eserleriyle dikkat çeker.

  • Mısır’ın uzun tarih öncesi dönemi, Taş Devri’nden tarihin bilinen en eski dönemlerine kadar uzanır.
  • MÖ 3100-2686 yılları arasında geçen İlk Krallık dönemi, ülkenin birleşmesi ve firavunların yükselişi ile karakterizedir.
  • MÖ 2181-2055 yılları arasındaki İlk Ara Dönem, siyasi karışıklıklar ve iktidar mücadeleleri ile geçti.
  • MÖ 2055-1650 yılları arasındaki Orta Krallık dönemi, Mısır’ın yeniden örgütlenmesi ve gelişimiyle damga vurmuştur.
  • MÖ 1550-1050 yılları arasında geçen Yeni Krallık dönemi, firavunların zirvesine ulaştığı bir dönemdir.
  • MÖ 332 yılında İskender tarafından fethine kadar süren son dönem, Ptolemaios hanedanlığı ve Roma İmparatorluğu dönemleriyle geçti.

Antik Mısır’ın tarihi, bugün bile hayranlık uyandıran bir yapıda kalıntıları, edebiyat ve sanat eserleriyle dolu bir geçmişe sahiptir.

Mısır’ın Tarih Öncesi Dönemi

Mısır’ın tarih öncesi dönemi, MÖ 5. ve 6. bin yıllar arasına kadar uzanır. Bu dönemde Nil Nehri vadisinde yerleşimler oluşmuş, tarım yapılmaya başlanmış ve yöre halkı, topraklarını su altında bırakan Nil’in getirdiği verimli toprağı kullanmaya başlamıştır. Bu dönemdeki toplumlar, çok tanrılı inanç sistemine sahipti ve inançları uyarınca ölenlerin öteki dünyada hayatta kalması için yiyecek ve içeceklerle birlikte gömülmeleri gerektiğine inanırlardı. Bu inancı yansıtan çok sayıda mezar çıkartılmış, resimli duvar ve çanak-çömlek buluntuları günümüze kadar ulaşmıştır. Mısır tarihindeki bu dönemde, kazılan yerleşimlerde tarım aletleri, iri ham çakmak taşı bıçaklar, balık ağırlıkları, çanak-çömlek parçaları, süs eşyaları ve cosmatus mikserleri gibi eserler bulunmuştur.

Eski Krallık Dönemi

Eski Krallık dönemi, Mısır tarihinde MÖ 2686-2181 yılları arasını kapsar. Bu dönemde, memleketin birleşmesiyle birlikte İlk Hanedanlık dönemi bitmiş, Eski Krallık dönemi başlamıştır. Bu dönem firavunlar dönemi olarak da adlandırılır. Firavunlar, tanrıya benzer saygı ve ibadet edilmeleri gerektiğine inanırlardı. Dönemin firavunları, yönetimlerini merkezi hale getirerek yerele dayalı yönetim biçimlerinden kurtuldular. Bu sayede Mısır toplumu güçlenerek, gelişmeler kaydedildi.

  • MÖ 2686-2613 yılları arasında Sneferu ve Keops gibi firavunlar dönemi yaşandı.
  • MÖ 2613-2494 yılları arasında, 2. Hanedanlık dönemi oluştu.
  • MÖ 2520 yıllarından itibaren, Keops piramidi gibi yapılar inşa edilmeye başlandı.

Ekonomik açıdan bakıldığında, Eski Krallık dönemi, dönemin sınırları içerisinde Mısır’ın en karlı dönemi olarak bilinir. Bu dönemde devletlerin merkezi sistemleri nedeniyle vergiler daha düzenli toplanabilirdi ve bu durum, devlet bütçesini güçlendirdi. Ayrıca anıtsal yapıların yapımı, zanaatkârları, işçileri ve taş ocaklarını işletmesi gibi sektörleri de canlandırdı.

Piramitlerin İnşası

Mısır piramitleri, Antik Mısır’ın en dikkat çeken mimari yapılarından biridir. Piramitlerin yapımı, inşaat tekniği ve amaçları hala gizemini korumaktadır. Piramitlerin inşası için, yaklaşık olarak 100,000 işçi gerektiği tahmin ediliyor. Bu işçiler, 3-4 ay çalıştıktan sonra yenileriyle değiştiriliyordu. Piramitlerin inşası sırasında, işçiler tarafından özel bloklar kesilir ve hazırlanırdı. O dönemde, yetenekli mühendisler, geometri ve fizik kurallarına hakimdi. Piramitler, Tanrı krallığına yükselen Firavunların mezarları olarak kullanıldı. Piramitlerin yapımında kullanılan bloklar, bugün bile hala ağırlıksız aydeliklerle taşınan en ağır taşlar arasındadır.

Piramitler; Güiza, Dahshur ve Saqqara olmak üzere, üç farklı bölgede inşa edilmiştir. En ünlü piramit yapısı, Mısır’ın en büyük piramidi olan Keops Piramidi’dir. Keops Piramidi, yaklaşık olarak 20 yıl gibi kısa bir sürede ve yaklaşık 2.3 milyon bloktan inşa edilmiştir. Piramitin inşasında, yaklaşık olarak 100,000 işçi çalışmıştır. Piramitlerde kullanılan blokların bazıları, tam 80 ton ağırlıktadır.

Mısır mimarisi, inşaat teknikleri ve matematik bilgisiyle süslenmiştir. Piramitlerin köşelerinin sivriltilmesi ve açılarının keskin olması, Mısırlıların matematik bilgisinden kaynaklanıyor olabilir. Binlerce yıl önce kullanılan bu matematik, günümüzde bazı evrensel sabitlerin belirlenmesinde bile kullanılmaktadır.

Keops Piramidi

Keops Piramidi, Antik Mısır’ın en büyük piramididir ve Giza’da bulunmaktadır. Firavun Keops’un mezarı olarak inşa edilen piramidin inşası, M.Ö. 2580 yılında başlamıştır ve yaklaşık olarak 20 yıl sürmüştür. Piramidin yüksekliği 146 metre ve taban alanı 2,5 hektardır. İnşa edilirken yaklaşık 2,3 milyon taş blok kullanılmıştır. Taş blokların ağırlığı tonlarca olduğundan, piramidin inşası için on binlerce işçi çalışmıştır. Piramidin içinde, firavunun mezar odası ve çeşitli hazine odaları bulunur. Keops Piramidi’nin inşası o dönemdeki teknolojik ve mühendislik becerilerinin üst düzeyde olduğunu göstermektedir.

Sfenks

Sfenks, Antik Mısır’ın en ünlü simgelerinden biridir ve Giza Piramitleri’nin hemen yanında yer almaktadır. Sfenks’in yapımına MÖ 2500 yıllarında başlandığı düşünülmektedir ve firavunlar tarafından tapınak olarak kullanılmıştır. Heykelin yüzü, firavun Khafra’ya benzemektedir ve vücudu ise aslan figürünü temsil etmektedir. Sfenks, 73 metre uzunluğunda, 20 metre yüksekliğinde ve 14 metre genişliğindedir. Heykelin yapımında kireçtaşı kullanılmıştır ve firavun Khafra’nın adı heykelin tabanına kazınmıştır. Sfenks, Antik Mısır’ın gizemli atmosferini yansıtmaktadır ve ziyaretçilerin büyülenmesini sağlar.

Firavunlar Çağı

Firavunlar Çağı, Mısır tarihinde en görkemli dönemlerinden biridir. Bu dönemde devlet içinde ve dışında büyük bir güç ve zenginlik elde edilmiştir. İç politikalarda, sanat ve edebiyat faaliyetlerinde büyük gelişmeler yaşanmıştır. Firavunlar, Mısır’ın politikalarını yönlendirmekte ve yeni projeler geliştirmekte özgürdü.

Mısır İmparatorluğu’nun ticaret yollarını kontrol etmesi, ülkenin büyük bir refah seviyesine sahip olmasını sağlamıştır. Ticaret yollarının kontrolünde, devletin vergi alması çok önemlidir. Bu da geniş bir idari yapı kurulmasına olanak sağlamıştır.

Sanat ve edebiyat alanları, Firavunlar Çağı’nda en büyük gelişimlerini yaşamıştı. Anıtlar, tapınaklar ve heykeller, büyük bir ustalıkla inşa edildi. Edebiyat alanında, papirüs üzerine yazılmış olan yazıların kaydedilmesi, Firavunlar Çağı’nda büyük bir ilerleme kaydedildiğini göstermektedir.

Politik Gelişmeler Sanat ve Edebiyat
– Geniş idari yapı kurulması – Tapınaklar, anıtlar, heykeller yapıldı
– Ticaret yollarının kontrolü – Papirüs üzerine yazılanların kaydedilmesiyle ilerleme

Firavunlar Çağı, tarihte önemli bir dönemdir. Mısır İmparatorluğu’nun tarihi, bu dönemde yazılmıştır. Firavunların iç politikası, sanat ve edebiyat faaliyetleri, dış politikalar, bu dönemde büyük gelişim kaydetmiştir. Bu, Mısır’ın biraz da olsa günümüze kadar ulaşmasını sağlamıştır.

Orta Krallık Dönemi

Orta Krallık Dönemi, Eski Krallık ve Yeni Krallık dönemleri arasında yer almaktadır. Bu dönemde yapılan idari reformlar sayesinde devletin gücü artmış, kölelik sistemi yaygınlaşmış ve ticari faaliyetler artmıştır. Döneme damgasını vuran olaylardan biri, İkinci Ara Dönem olarak da bilinen ve devletin zayıfladığı bir dönemdir. Bu dönemde özellikle Asya’dan gelen göçler Mısır topraklarında yerleşik düzeni bozmuştur.

Kültürel gelişmeler açısından bakıldığında ise, Orta Krallık Dönemi’nde sanat alanında önemli gelişmeler yaşanmıştır. Heykelcilikte doğal formlara daha fazla önem verilmiş, mimari yapılar ise daha gösterişli hale getirilmiştir. Ayrıca, edebi eserlerin önemi de artmıştır. Bunun en iyi örneklerinden biri, Hekanakht’ın “Çiftçinin Şikayetleri” adlı eseridir.

  • Orta Krallık Dönemi kronolojisi:
Yıllar Olaylar
MÖ 2055-1985 Firavunlar Mentuhotep ve Amenemhat’in hükümdarlıkları
MÖ 2000 İkinci Ara Dönem başlangıcı
MÖ 1837-1818 Firavun Senusret III dönemi
MÖ 1785 Orta Krallık Dönemi sonu

Kölelik ve Ticaret

Orta Krallık dönemi, ticari faaliyetlerin yoğunlaştığı bir dönem olarak bilinmektedir. Bu dönemde ülkenin doğal kaynakları ve zengin tarım alanları, diğer ülkelerle ticaret yapılması için önemli bir kaynak oluşturmuştur. Bu ticari faaliyetler sırasında köleler de önemli bir yere sahip olmuştur. Yeni topraklar açarak genişleyen Mısır, köleler sayesinde çalışma gücüne sahip olmuştur. Özellikle savaş esirleri köle olarak kullanılmıştır. Ancak kölelik sistemi tam anlamıyla sistematik değildir, kölelerden bazıları ev hizmetleri için, bazıları ise tarım alanlarında çalışmak üzere kullanılmıştır. Ayrıca ticaret faaliyetlerinde de köleler kullanılmıştır. Mısır’ın diğer ülkelerle ticari ilişkilerinde köle takası da yaygın bir uygulama haline gelmiştir.

Sanat ve Edebiyat

Orta Krallık Dönemi, Mısır sanatı ve edebiyatı açısından oldukça önemli bir dönemdir. Bu dönemde, sanat eserlerinin özellikleri ve edebiyat eserleri oldukça gelişmiş seviyededir. Heykel ve kabartma sanatı bu dönemde oldukça ilerlemiştir ve gerçekçi yapıtlar ortaya çıkmıştır. Ayrıca hieroglif yazısının kullanımı yaygınlaşarak edebiyat eserleri ortaya çıkmıştır.

Bunun yanında, kitap sanatı da bu dönemde gelişmiştir. Papirüsler üzerine yazılan kitaplar, süslemelerle birlikte oldukça estetik görünüme sahip olmuştur. Ayrıca, Orta Krallık Dönemi’nde işletme arşivlerinde kullanılmak üzere matematiksel ve astronomik metinler de yazılmıştır.

Orta Krallık Dönemi’nde ayrıca, “Mahdum” adı verilen bir edebiyat türü de gelişmiştir. Bu edebiyat türü, şikayetçi bir tonda yazılan metinlerden oluşur. Bu eserlerde, fakir halkın zorlukları ve sorunları dile getirilir.

  • Mısırlıların bu dönemde yaratılan sanat eserlerine olan ilgisi, bilimin gelişmesine de yardımcı oldu.
  • Heykel sanatındaki gerçekçilik, o dönemdeki memurların portrelerini yapabilme imkanı verdi.
  • Ayrıca, Orta Krallık Dönemi’nde ortaya çıkan kitaplar, Mısır’ın tarihi, dini ve astronomisiyle ilgili sağlam bilgi içermektedir.

Yeni Krallık Dönemi

Yeni Krallık Dönemi, MÖ 1570-1070 yıllarını kapsayan bir dönemdir. Bu dönemde Mısır hükümdarları, büyük bir güç merkezi haline gelen ülkeyi genişletme yoluna gitmişlerdir. Bu döneme damga vuran birçok olay vardır. Bunlardan en önemlisi, Firavun III. Tutmose’un batı Asya’yı fethetmesi ve İmparatorluğa katmasıdır. Ayrıca, Akhenaton’un tahta çıkması ve tek tanrılı din anlayışını benimsemesi de bu dönemde gerçekleşmiştir. Yeni Krallık dönemi ayrıca, güzel sanatlar ve edebiyat açısından zengin bir dönemdir. Bilinen en ünlü eserlerden biri olan Louvre İncisi de bu döneme aittir. Bu dönemde ayrıca, bin yıllar boyunca etkisi devam edecek olan Ramses hanedanlığı da yükselmiştir.

Valley of the Kings

Antik Mısır’ın tarihi ile ilgili birçok önemli yapı ve yerler vardır. Bunlardan biri de Firavunların gömüldüğü Vadi’dir. Vadi, Firavunlar Çağı döneminde kullanılmış ve pek çok firavunun burada gömüldüğü bilinmektedir.

Vadi’nin keşfi, 19. yüzyılın başlarına kadar, pek çok araştırmacı ve kaşifin ilgisini çekmeye devam etti. Ancak, bunların çoğu yer altındaki mezarları keşfetmekte başarılı olamadılar. Mezarların bulunmadığına dair birçok iddia ortaya atılmış olsa da, 1920’lerin başlarında Howard Carter ve Lord Carnarvon, Tutankhamun’un mezarını burada buldular ve dünya çapında ün kazandılar.

Bugün Vadi, ziyaretçiler tarafından büyük ilgi görmektedir ve antik Mısır’ın muhteşem kültürünün güzel bir örneğini sunmaktadır. Vadi’de bulunan mezarlar, freskleri ve diğer sanat eserleri ziyaretçileri büyülemektedir. Ayrıca, Vadi, Firavunların gömüldüğü yer olarak tarihi ve arkeolojik açıdan büyük önem taşımaktadır.

Akhenaton ve Nefertiti

Akhenaton ve Nefertiti, Antik Mısır’ın en ünlü yönetim çiftlerinden biridir. Akhenaton, kendisini ve eşini ülkenin tek Tanrısı olarak ilan ederek diğer tanrılara tapınmayı yasakladı. Bu dönemde sanat, mimari ve edebiyat alanlarında büyük değişimler yaşandı. Nefertiti, güçlü bir kadın figürü olarak bilinir. Akhenaton’un reformları arasında askeri yönetimin kaldırılması, bürokrasinin azaltılması ve güçlenen krallık otoritesi yer alır. Ancak, bu reformlar siyasi ve sosyal istikrarı koruyamadı ve Akhenaton’un iktidarı sonrası hızla çöktü.

İlerleyen Dönemler ve Roma İşgali

Antik Mısır, Roma İmparatorluğu tarafından MÖ 30 yılında işgal edilmiştir. Bu dönemde güçlü bir merkezi yönetim bulunmuyordu ve halk ve ordu arasında sürekli bir çatışma vardı. Mısır halkı, artan vergilere ve zorunlu askerlik hizmetine karşı mücadele etti. Roma döneminde antik Mısır’ın ekonomik ve sosyal yapısı büyük ölçüde değişti. Roma, kendi devlet yapılarını ve tanrılarını tanıttı ve bu da geleneksel Mısır kültürünün zayıflamasına neden oldu. Roma topraklarındaki çekişmeler ve iç savaşlar, antik Mısır’ın yıkılışına neden oldu. Bu dönemde, yerel halk ile Roma yönetimi arasındaki çekişmeler arttı ve Roma İmparatorluğu’nun çöküşü, antik Mısır’ın ölümüne neden oldu.

İskender’in Mısır’ı Fethi

İskender, Mısır’ı fethetmek için Ege Denizi’nden yola çıktı ve Girit, Kıbrıs, Fenike ve Suriye gibi yerleri ele geçirdi. Sonunda, 332 yılında İskender, Mısır’ı fethetti ve Büyük İskender adını kazandı. Daha sonra, İskender, Mısır’ı yönetebilecek bir firavun seçmek için ziyaretlerde bulundu ve sonunda Memphis’te yerli halk tarafından kabul edilen III. Darius’un ardından, kendini Mısır firavunu ilan etti.

Bu dönem, Mısır tarihinin Helenistik Dönemi olarak adlandırılmaktadır. İskender, Mısır’a özgü tanrılarla ilgili ritüeller yapmayı öğrendi ve bu sayede yerliler tarafından kabul edildi. İskender’in hükümdarlığı boyunca, yeni başkent olan İskenderiye ve İskenderiye Kütüphanesi inşa edildi. İskender, Mısırlıların dini inançlarına saygı göstermesiyle, ülkeye girdiği andan itibaren halkın sevgisini kazandı ve hükümdarlığı sırasında ülkede barış ve refah sağladı.

Roma Dönemi

Antik Mısır, büyük bir imparatorluk olarak Roma İmparatorluğu’nun yıkılışına kadar varlığını sürdürdü. Roma İmparatorluğu, Antik Mısır tarihinde önemli bir yere sahip olan dönemdir. Bu dönemde, Mısır’da önemli değişimler yaşandı ve mimari açıdan da etkileri görülmekteydi.

Roma işgaliyle birlikte, Mısır’da yeni bir yönetim biçimi ve siyasi yapı benimsendi. Firavunların yönetimi yerini Roma valilerine bıraktı. Bu dönemde inşa edilen binalar, Roma mimarisine özgü değişikliklerle karıştırılmış geleneksel Mısır mimarisine benziyordu.

Roma imparatorları, Mısır’daki tapınakları ve anıtları yeniden onararak Roma kültürünün etkilerini de yansıtacak şekilde değiştirdiler. Karnak Tapınağı, bu dönemde yoğun bir şekilde restore edilmiş ve yenilenmiştir.

  • Roma mimarisiyle Mısır mimarisinin karışımından oluşan yeni bir mimari tarz ortaya çıkmıştır.
  • Mısır’ın en büyük liman kenti olan İskenderiye’deki Roma yapıları günümüzde bile ayakta kalmıştır.
  • Roma işgalinden sonra, Mısırlılar Roma kültürünü benimsemişlerdir. Bu dönemde Mısır’da tiyatrolar, arena oyunları ve gladyatör dövüşleri de Roma kültürünün etkisiyle yaygın hale gelmiştir.

Antik Mısır’ın Roma dönemi, tarihin en karmaşık dönemlerinden biridir. Bu dönemde yaşanan değişimler, Antik Mısır’ın kültür ve sanat alanları üzerinde etkisini sürdürmüştür.

Yorum yapın